972 views 0 comments

iPhone 5 Hayal Kırıklığı mı?

by on 16/09/2012
 

Beklenen yeni nesil iPhone nihayet tanıtıldı. Fakat basını incelediğimizde iPhone 5’in insanları tatmin etmediğini ve bu cihazı hayal kırıklığı olarak nitelendirdiklerini görüyoruz. Bu yazıda iPhone 5 için kendi fikirlerimi belirteceğim. Sizde bu yazı altına bir yorum bırakarak yada yazının hemen altında bulunan ankete katılarak iPhone 5 ile alakalı fikirlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.

iPhone 5 Tasarım Olarak Yetersiz mi?

iPhone 5’i tasarım açısından incelediğimizde iPhone 4 tasarımına sadık kalınarak tasarlanan daha ince, daha hafif ve daha uzun bir iPhone ile karşılaşıyoruz.  Peki bu değişiklikler yeni nesil iPhone için yeterli mi? 

Bildiğiniz gibi Apple için öncelik karmaşık, kullanımı zor bir cihaz tasarlamak yerine; sade ve kullanımı kolay bir cihaz tasarlamak. Bu amaç doğrultusunda aşağıdaki resmi bir inceleyelim. 

Bir el ile kontrolün en fazla sağlanabileceği alan yeşil renk ile belirtilmiş. Görselde iPhone 4 serisi ve Galaxy S 2 karşılaştırılmış fakat iPhone 5 için de bizim için bir değerlendirme ortamı sunacağını düşünüyorum. Gördüğünüz gibi ekran büyüdüğü zaman cihazın tek el ile kontrol edilebilen alanı azalıyor. iPhone 5 ise tek el ile kullanımı zorlaştırmayacak şekilde tasarlanmış ve sadece boy olarak uzamış. Galaxy S 3’ünde görseldeki modelden daha büyük olduğunu düşünürsek, tek el ile kullanımın ne kadar zor olduğunu tahmin etmekte zor değil. 

Bu karşılaştırmayı yapmaktaki amacım Galaxy serisini kötülemek elbette değil. Sadece ekranın gereğinden fazla büyüdüğünde kullanımının tek el ile ne kadar zorlaştığını göstermek istedim. 

iPhone 5’in uzayan ekranı ile televizyon ve video dünyasında kullanılan 16:9 oranına ulaştığını, böylelikle cihaz ile izlenen film yada videolardan daha iyi bir deneyim elde edileceğini belirtmekte fayda var.

Neden Yeni Bir Tasarım Değil?

Aslında Apple’in baş tasarımcısı olan Jonathan Ive’in de söylediği gibi iPhone 5 yeni bir tasarım. Uzayan 4 inch’lik  ekran, sadece aleminyum ve camdan oluşan bir gövde, şarj kablo bağlantı yerinin incelmesi, 3 mikrofon kullanılması, hoparlörlerin değişmesi iPhone 5’in tasarımındaki önemli noktalar. Fakat kabaca bakıldığı zaman iPhone 5’in iPhone 4 tasarımına oldukça benzediğini görüyoruz. Bu durum hakkında birkaç şey söylemek istiyorum.

Samsung ile Apple arasındaki dava sırasında Samsung yöneticilerinin söylediği bir söz var; “Evet, iPhone tasarımından etkilendik”. Samsung’u özelleştirmeden herhangi bir firma olarak düşünelim. Böyle bir firma iPhone tasarımından etkilenebiliyor, fakat Apple göze oldukça hoş gelen, kullanımı kolay, kendine ait bir tasarım olan iPhone 4′ e yakın bir tasarım ile insanların karşısına çıktığında bu Apple için büyük bir kabahat oluyor. Sanırım bunun nedeni Apple’dan beklenenin çok daha yüksek olması. 

Bana göre iPhone serisi ekranın büyümesi ile tasarım açısından tek eksiğini de kapatmış bulunuyor. Ekran büyürken cihazın hafifleşmesi ve incelmesi de tasarımın diğer artıları.

Daha İnce, Hızlı ve Ekranı Büyümüş Bir iPhone Yeterli mi?

Genele baktığımız zaman yetersiz gibi görünüyor. Beklenti bu değişimin oldukça üstünde. Fakat ben olaya farklı bir açıdan yaklaşmak istiyorum.

iPad, ve iPhone teknoloji dünyası adına devrim niteliğindeki iki cihazdı. İlk iPhone lansmanını izlemek bana hala keyif veriyor, fakat sadece ilki. Bunun dışında çıkan hiçbir iPhone modelinde Siri dışında beni heyecanlandıran buyük bir yenilik bulunmuyor. Tasarlanan cihazlardaki amaç sadece iphone 5 için değil, ilk nesil dışındaki tüm cihazlar için mevcut iPhone’u bir adım daha ileriye götürmek gibi görünüyor. Sadece iPhone için değil, iPad için de bu geçerli. iPhone 5 ile ortaya çıkan bu büyük hayal kırıklığını ben ilk iPad lansmanından bu yana Apple gibi teknoloji dünyasına yön veren bir şirketin bizleri heyecanlandıracak yeni bir şey ile karşımıza çıkmayışına bağlıyorum. İlk iPad 2010 yılında tanıtıldı ve o günden bu yana çıkarılan tüm cihazlar bir önceki nesili daha ileriye götürdü ve insanlar Apple’dan artık yeni bir şey bekliyor. 

Bana göre iPhone 5 için yapılan geliştirme yeterli. iPhone 4s gibi ihtiyacı fazlasıyla karşılayan, tasarım açısından eskimemiş bir cihaz ile karşılaştırıldığında iki kat daha hızlı, grafik açısından iki kat fazla performans sunması ve ekranının büyümüş olması oldukça yeterli. Dünyanın en ince akıllı telefonu lakabını da yeniden kazanmış olduğunu da eklemek gerek. Olaya diğer taraftan baktığımız zaman ise insanları heyecanlandıran bir yenilik yok. Lansman öncesi basına sızan resim ve videoların iphone 5 ile nerdeyse aynı olmasının da bu hayal kırıklığındakı payını da vermek lazım.

Apple Steve Jobs Vizyonunu Yitirdi mi?

Forumlarda ve haberlerde değinilen bir diğer konu ise Apple’ın Steve Jobs’ın vizyonunu yitirdiği yönünde. Ben şahsen Apple adına tüm yenilikleri Steve Jobs yaptı, o öldükten sonrada Apple’ın eskisi gibi olamayacağı fikrine pek katılmıyorum. Steve Jobs’ın ölümünden bugüne kadar çıkan tüm Apple ürünlerinde olduğu gibi bundan sonraki 2 3 yıl içinde çıkacak tüm Apple ürünlerinde de Steve Jobs’ın izine rastlayacağımızı düşünüyorum.

Samsung davası sırasında iPad’e ait ilk prototipler ortaya çıktı. Bunların tarihine baktığımız zaman 2002-2004 yılları arasına ait olduğunu görüyoruz. iPad’in çıkış tarihi ise 2010. Böyle bir cihazın ilk tasarımları çıkışından 7 8 yıl öncesine dayanıyorsa, gelecek adına yapılan planların kısa süreli olmadığını görmek pek zor değil. 

Öleceğini seneler öncesinden bilen Steve Jobs gibi bir dahinin kendisini ölüme götüren Apple’ın kendinden sonraki dönemini de düşündüğünü, bunun için birçok çalışma yaptığını biyografisinden biliyoruz. Durum böyleyken Steve Jobs öldü, Apple vizyonunu kaybetti demek için henüz erken diye düşünüyorum. Bu yorumu yapabilmek için birkaç yıl daha beklemek gerek.

Steve Jobs Olmadan Apple Yeniliklerine Devam Edebilir mi?

Steve Jobs’ın Apple geri döndüğünde yaptığı ilk iş kadroyu baştan aşağı yenilemek olmuştu. Bana göre de Apple adına yaptığı en büyük devrim bu harekettir. Steve Jobs zamanında Apple’ın çıkardığı her ürünün altına Steve Jobs’ın imzasını atmak oluşturduğu bu ekibe haksızlıktır. Elbette Steve Jobs’ın fikirlerini göz ardı etmiyorum, fakat bu fikirleri sanata dönüştüren onun Apple’a kazandırdığı bu ekiptir ve bu ekip şu anki Apple’ın yönetim kadrosunu oluşturmaktadır. 

Steve Jobs’ın biyografisinde kendi adına aldığı patentlerle alakalı önemli bir yer bulunmakta. Jonathan Ive’ın söylediğine göre Steve Jobs; Jonathan Ive’e ait olan bazı patentlerin altına kendi adını yazmıştır. Fikir kendine aitmiş gibi göstermiştir. Bu noktada söylemek istediğim şey Apple’da fikir üreten tek insanın Steve Jobs olmadığı, onun dışındaki dahilerinde şu anda Apple’ın yönetiminde olduklarıdır. Bu bağlamda Steve Jobs olmadan Apple yeniliklere devam edebilir mi sorusuna ben evet diyorum, şu anki Apple kadrosu bunu yapabilecek nitelikte. Fakat Steve Jobs’ın son dokunuşu olmadan bu ne kadar mümkün onu bilemiyorum. Steve Jobs’ın ölümünden bugüne kadar ki süreci değerlendirdiğimizde herhangi bir yenilik olmadığı ortada. Tasarlanan cihazlar hep bir öncekini daha iyiye götürecek nitelikte. Fakat hiçbiri bizleri heyecanladıracak büyük bir yenilik içermiyor. İlerleyen günlerde Steve Jobs’ın ekibinin neler yapacağını bekleyip göreceğiz. Özellikle Steve Jobs’ın övünerek anlattığı yeni nesil Apple TV adına benim beklentilerim oldukça yüksek. 

Özetlemek gerekirse, Ben iPhone 5’in bir hayal kırıklığı olduğunu düşünmüyorum. Evet, insanlar Apple’dan bir yenilik bekliyor. Yazının içeriğinde de belirttiğim gibi Siri’yi saymazsak 2010 yılındaki ilk iPad lansmanından bu yana bizleri heyecanlandıracak büyük bir yenilikle de karşılaşmadık. iPhone 5 lansmanı öncesi basına sızan görüntüler nedeniyle de iPhone 5 bizim için hiçte sürpriz olmadı. Ekranın büyüyeceğini, tasarımın bu şekilde olacağını, A6 işlemcisinin kullanılacağını, sarj kablo girişinin inceleceğini zaten biliyorduk. Bildiğimiz bir cihaz görücüye çıkınca da hani nerede Apple’ın sürprizleri diye bir sitemde bulunduk. Panoramik fotoğrafı ek uygulamalar ile zaten çekebiliyorduk, Passbook önceden tanıtılmıştı ve yenilik sayılmazdı, bunların dışında da Siri’nin daha fazla soruya cevap verebilecek olması bir yenilik değildi, zaten Siri’nin Türkçe desteği yoktu bizi ilgilendirmezdi. iPhone 5 ile alakalı forumlarda dönen muhabbetler, yapılan haberler hep bu yönde oldu. fakat iPhone 5’i değil bir önceki nesil olan iPhone 4S’i bir düşünün. Zaten çok iyi bir cihaz değil mi? Hiç dokunmatik telefon kullanmamış birisinin tüm ayrıntılarını bir saat içinde öğrenebileceği, karmaşadan uzak, tasarım olarak oldukça iyi bir cihaz değil mi? iPhone 5 ise iPhone 4S’i bir adım daha ileriye götüren bir cihaz. Jonathan Ive bu durumu çok güzel özetliyor aslında; “Yeni bir iPhone yapmak istemedik, istediğimiz şey daha iyi bir iPhone’du”, ve bence iPhone 5 çok daha iyi bir iPhone.

Sizde iPhone 5 ile alakalı fikirlerinizi bir yorum bırakarak yada ankete katılarak bizimle paylaşabilirsiniz.