930 views 0 comments

Apple Watch

by on 17/09/2014
 

apple watch 3

Bir önceki yazıda iPhone 6’yi yerden yere vurmuştum. Sadece ekran büyüttüklerini, bunun dışında telefonun bir numarasının olmadığını belirtmiştim. Fakat Apple Watch ile ilgili düşüncelerim oldukça iyimser. Piyasaya çıkan ilk akıllı saat olmasa da, piyasadaki en kişisel ve kullanışlı akıllı saat olacağına dair inancım tam.

Tasarım

Uzun zamandır her Apple lansmanı öncesi “Acaba bu lansmanda iWatch tanıtılır mı?” sorusu akıllardaydı. Apple Watch tanıtılıncaya kadar akıllı saatin adının iWatch olacağına da kesin gözüyle bakılıyordu. Zira Tim Cook, tüm röportajlarında akıllı saatlerle alakalı gelen sorulara verdiği cevaplarda da hep iWatch adını kullanıyordu. Fakat beklenen olmadı ve Apple iWatch yerine sadece Watch adını kullanmayı tercih etti, tıpkı Mac ailesinde olduğu gibi.

apple watch 2

İlk olarak Apple Watch’ın tasarımına kasa ve kordonlar olarak ayrı ayrı bakmak daha yararlı olacaktır. Aslında ben kasa tasarımını biraz daha farklı bekliyordum dedikoduları göz önünde bulundurarak. Özellikle “curved screen” teknolojisinin Apple Watch’larda olacağını düşünüyordum. Fakat beklediğim gerçekleşmedi ve oldukça sade, kare olarak tanımlayacağımız bir ekranla geldi Apple Watch. Her ne kadar görsellerden ve videolardan gördüğüm kadarıyla kasanın biraz kalın olduğunu düşünsemde, içinde onca teknoloji barındıran bir akıllı saatin günümüz şartlarında çok daha ince olmasını beklemek delilik olacaktır.:)

Apple’ın akıllı saatleri WATCH, WATCH Sport ve WATCH Edition olmak üzere 3 farklı seçenekle karşımıza çıkıyor. Her üç model de iki farklı renk seçeneğine sahip. Ayrıca tüm bunların dışında her model için kasa boyutu olarak 38 mm ve 42 mm olmak üzere iki farklı seçeneğe daha sahibiz.

 iwatch gold

 

Kasa boyutuna karar verdikten sonra 3 farklı modelden birisini seçtik, rengine karar verdik. Sıra geldi kayış seçimine. Tasarımın en güzel yanı da bence bu kısmı. Aynı kasayı kullanıp sadece kayışı değiştirerek onlarca model elde edebiliyoruz. Apple’ın 2010 yılında piyasaya sürdüğü 6. nesil iPod Nano’nun saat olarak kullanılması ve ciddi satış rakalarına ulaşması sonucu akılli saat işine girmek istediği çok konuşuldu. Şimdi ise tanıtımı yapılan cihaza baktığımızda 6. nesil iPod Nano ile tasarım bakımından benzerlikler olduğunu görmek zor değil. Biraz daha kibarlaşmış, güzelleşmiş bir 6. nesil iPod Nano’ya benziyor Apple Watch. Kayış kullanımının da “tak, çıkar” mantığında olmasını ben yine iPod Nano için üretilen üçüncü parti takıp çıkarılabilen kayışlara bağlıyorum.

aplle watch 1

Dış tasarımla alakalı seçimlerimizi tamamladıktan sonra sıra geldi kadran seçimine. Yine 6. nesil iPod Nano’da olduğu gibi birçok kadran seçeneğine sahibiz Apple Watch’da. Ayrıca tüm kadranlar renk ve yerleşim olarakta kişiselleştirilebiliyor. Kasa boyutuncan kadran seçimine kadar tüm seçenekleri tek elde topladığımızda da Apple’ın son kullanıcıya yüzlerce saat seçeneği sunduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Tek bir akılli saat alıp, bu saati yüzlerce farklı şekilde kullanabilecek olmamız bence kişiselleştirme adına süper.

apple watch 5

Apple Watch’lardaki tasarımın son halkasını ise Digital Crown oluşturuyor. Aslında Digital Crown dedikleri şey diğer tüm saatlerde bulunan kurma düğmesinin aynısı olarak görünüyor. Fakat olaya işlevsel olarak baktığımızda Apple’ın farkını gorebiliyoruz. Digital Crown sayesinde küçük bir ekrandaki içeriği büyütmek için iPhone ya da iPad’lerde olduğu gibi iki elimizi kullanmamıza gerek yok. Zaten o kadar küçük bir ekranda böyle bir hareket ile ekranı büyütmek çok verimli sonuçlar doğurmakayacaktır. İşte bu verimi artırmak için Apple’ Watch’lar Digital Crown teknolojisine sahip. Digital Crown’u çevirerek ekrandaki içeriği yakınlaştırıp uzaklaştırabiliyoruz. Buna ek olarak Digital Crown’u bir tuş olarak kullanarak ana ekrana dönme imkanına da sahibiz.

Özellikler

Gelelim Apple Watch ile yapabildiklerimize. Çeşitli kadran seçenekleriyle cihazın onlarca farklı saat seçeneği sunmasının ötesinde başta sağlık olmak üzere kullanıcıya sunduğu birçok özellik mevcut. Apple Watch ile gelen çağrı ve mesajları cevaplayabiliyor, maillerimizi kontrol edebiliyor ve Digital Touch özelliği ile diger Apple Watch sahipleri ile bilekten bileğe anında iletişim kurabiliyoruz. Bu iletişim içerisinde kalp atışlarımızı karşı tarafa göndermek, Walkie-Talkie ile hızlı bir şekilde sesli iletişimde dahil.

Apple Watch’ın en dikkat çeken yönü ise tam bir fitness aygıtı olması. Apple Watch ile gün içerisindeki tüm aktivitelerimizi kontrol eden, vücut hareketlerimizi kontrol eden, nabzımızı izleyen, ne kadar mesafe katettiğimizi hesaplayan bir cihazı bileğimizle taşıyor olacağız. Saatimizde tuttuğumuz tüm dataları daha sonra iPhone’umuzda daha detaylı bir şekilde inceleme imkanına da sahibiz. Tüm bunları Fitness uygulaması ile yapabileceğimizi de belirtelim.

Sağlık uygulamasının dışında Apple Watch uygulama bakımından aslında tam bir derya. Tıpkı iOS gibi geliştiricilere açık bir yapısi olduğu için Apple Watch’ın sahip olacağı çeşitli özelliklerdeki uygulamaları ise şimdiden kestirmek güç. Ama önünün oldukça açık olduğunu belirtmekte fayda var. Apple Watch tanıtımında gösterilen uygulamalara baktığımızda ise akıllı saatimizin başlangıçta bir harita, takvim, passbook, müzik, uzaktan kamera, kronometre, sayaç, alarm, hava durumu, borsa ve fotoğraf uygulamaları karşımıza çıkıyor. Bu noktada belirtmekte fayda var, Apple Watch’ın bir kamerası yok. Uzaktan kamera uygulaması sayesinde saatimizi bağladığımız iPhone’un kamerasında gerçekleşenleri canlı olarak saatimizden takip edebiliyoruz. Bunun dışında iPhone bağlantısı olmadan fotograf çekme veya video kaydetme imkanına sahip değiliz.

apple watch 4

Tüm bunların dışında belirtmek istedigim birkaç şey daha var. Mesela Apple Watch’ın su geçirmez özelliği olmasına rağmen havuza veya denize girmemiz önerilmiyor. Duşta ve elimizi yıkarken herhangi bir sorun olmayacağı, fakat uzun süreli su altı kalımlarında sorun teşkil edebileceği belirtiyor. Bunun dışında Apple Watch’ın ekranı safir kaplama. Yani Apple Watch’ın ekranı dünyada elmastan sonraki en sağlam madde ile kaplı. Bu noktada belirtmekte fayda var. iPhone 6 ekranlarının da safir ile kaplı olacağı söyleniyordu. Fakat üretimin yetişmemesi nedeniyle iPhone’larda olmadığı belirtilmişti. Buna ek olarak iPhone 6’ların beklenenin altında olmasını da eklersek şu sonuca ulaşabiliriz. Apple, bir yıl boyunca yememiş içmemiş ve Apple Watch için çalışmış. 9 Eylül’de gerçekleşen lansmanda asıl tanıtılan ürün de iPhone 6 değil Apple Watch’tı. Apple, akıllı saatlerin ekranlarını safirle kaplayabilmek için iPhone ekranlarındaki safirden vazgeçmiş ve tüm yıl boyunca özellikle akıllı saat ile uğraştığı için iPhone 6 ile çok ilgilenememiş gibi bir izlenim oluştu bende. Şimdi koskoca Apple, binlerce çalışanı olan bir şirket, 365 günde iki ürünü de düzgün çıkaramıyor mu diyenler olacaktır. Bu noktada Apple haritasındaki başarısızlığı, Siri’nin hala tüm dünyaya hitap edemeyen bir teknoloji olduğunu belirtelim ve diyelim ki, ne kadar büyük bir şirket olursa olsun; hesaplayamadığı, öngöremediği durumlarla karşılaşabiliyor. İki yıl önce büyük ekranlı telefonların piyasayı ele geçireceğini tahmin edemedikleri gibi, safir ekran üretiminin iPhone 6 ve Apple Watch için yeterli olamacağını öngöremedikleri gibi.

Detaylı bir şekilde Apple Watch’ı tanıtmaya çalıştım. Özetlemek gerekirse benim gerçekten çok hoşuma giden bir ürün oldu. Fakat bazı soru işaretleri de yok değil. Mesela şarjının ne kadar gideceği tam bir muamma. Tim Cook “her akşam rahatlıkla şarj edebileceğiniz bir cihaz” diye bir cümle kurmuştu lansman sırasında. Eğer geçekten hergün şarj etmemiz gereken bir akılli saatse vay halimize. Bunun dışında Türkiye fiyatı da netlik kazanmış değil.

Aşağıda Apple Watch’a ait videoları bulabilirsiniz, iyi seyirler.